Herkes ve Hiç Kimse İçin Bir Kitap: Zihinsel Bir Dinamit
Nietzsche, bu eseri bitirdiğinde şöyle demişti: “Ben insan değilim, ben bir dinamitim.” Eğer huzur, teselli veya sırtınızın sıvazlanmasını arıyorsanız, bu kitabı hemen elinizden bırakın. Çünkü Zerdüşt, size huzur vermeye değil, uykunuzu kaçırmaya geliyor.
Felsefe tarihinin en tartışmalı, en yanlış anlaşılan ve en sarsıcı eseri olan “Böyle Söyledi Zerdüşt”, insanlığa yazılmış hem bir aşk mektubu hem de bir savaş ilanıdır.
Kitap, Zerdüşt’ün 10 yıl boyunca dağdaki yalnızlığından, insanların arasına inmesiyle başlar. Ancak getirdiği mesaj ağırdır: “Tanrı öldü ve biz onu öldürdük.”
Bu, sadece dini bir eleştiri değildir; bu, insanoğlunun sığındığı tüm hazır kalıpların, geleneklerin ve “sürü ahlakının” yıkılışıdır. Nietzsche bizi uçurumun kenarına getirir ve tek bir hedef gösterir: Üstinsan (Übermensch).
Ona göre insan, hayvan ile Üstinsan arasında gerilmiş bir iptir. Tehlikeli bir geçiş, tehlikeli bir yolculuk ve tehlikeli bir bakıştır. Çoğunluk “sürü”nün sıcaklığında kaybolurken, Zerdüşt “kendi değerlerini yaratan” özgür ruhlara seslenir.
Bu kitap, modern bireyciliğin ve stratejik düşüncenin en radikal manifestosudur. Size “başkalarının ne düşündüğünü” umursamamanızı, acıdan kaçmak yerine acıyı “kendini aşmak” için bir yakıt olarak kullanmanızı öğütler.
Zerdüşt’ün öğretisi serttir: Hayatı, onu sonsuz kere tekrar yaşamak isteyeceğin şekilde yaşa (Ebedi Dönüş). Eğer şu anki hayatını sonsuza dek tekrar yaşamak sana korkunç geliyorsa, yanlış yaşıyorsun demektir.
Bu kitap, “yüksek irtifa” dağcıları içindir. Havası serttir, oksijeni azdır ve baş döndürür. Eğer kendi kurallarınızı koyacak, kendi iyinizi ve kötünüzü yaratacak cesaretiniz varsa, Zerdüşt sizin en iyi dostunuz olacaktır.
Ama unutmayın: “Yükseklere çıkmak isteyen, kendi ayaklarıyla tırmanmalıdır. Başkalarının sırtında taşınmamalıdır.”
