Joseph Haydn – Viyolonsel Konçertosu No. 1, II. Adagio

200 Yıllık Uykusundan Uyanan Aşk Şarkısı

Müzik serimizde bu kez, bir mucizeye tanıklık edeceğiz. Az önce Beethoven’ın isyanını ve Mozart’ın göksel zarafetini dinledik. Şimdi ise, “Senfoni’nin Babası” Joseph Haydn‘ın 200 yıl boyunca kayıp olan ve 1961’de Prag’da bir müze arşivinde tesadüfen bulunan başyapıtının tam kalbine, ikinci bölümü olan Adagio‘ya odaklanacağız.

Bu bölüm, konçertonun fırtınalı (üçüncü) veya neşeli (birinci) kısmı değildir. Burası, mum ışığıyla aydınlatılmış bir odada, bir opera sanatçısının tüm kalbiyle söylediği içten bir aşk şarkısıdır.

Bu eser, klasik müziğin en saf “antidepresan”larından biriyse, bu bölüm o antidepresanın “huzur” veren etken maddesidir.

Gemini Generated Image Xhg8dxxhg8dxxhg8 300x300

Perde Arkası: Hikayesi ve İlginç Bilgiler

Bu dokunaklı melodiyi dinlerken, onun neredeyse sonsuza dek kaybolmuş olduğunu bilmek, dinleme deneyimini daha da güçlendiriyor:

1. 200 Yıllık Kayıp! Bu konçertonun hikayesi, bir müzik dedektifliği filmini aratmaz. Haydn bu eseri 1761-1765 yılları arasında, kendi orkestrasındaki baş çellisti ve yakın arkadaşı Joseph Franz Weigl için yazdı. Eserin varlığı, Haydn’ın kendi el yazısıyla tuttuğu kişisel kataloğundan biliniyordu. Ancak tam 200 yıl boyunca eserin notaları kayıptı. Müzik dünyası, bu başyapıtın sonsuza dek yok olduğunu düşünüyordu.

2. Prag’daki Mucize (1961) Tarih 1961. Çek müzikolog Oldřich Pulkert, Prag’daki Ulusal Müze’nin tozlu arşivlerini karıştırırken, 18. yüzyıldan kalma eski nota kopyaları arasında bir el yazması bulur. İncelediğinde, bunun Haydn’ın kayıp Viyolonsel Konçertosu olduğunu fark eder. Bu, müzik dünyası için Tutankhamun’un mezarını bulmak gibi bir şeydi. Eser, 200 yıllık uykusundan uyanarak ilk modern prömiyerini 1962’de Prag’da yapar.

3. Çelloyu “Şarkı Söyleten” Bölüm Haydn’dan önce çello, genellikle orkestranın bas seslerini veren, arka plandaki “destek” enstrümanı olarak görülürdü. Haydn, bu konçertonun Adagio bölümüyle, çellonun sadece teknik bir enstrüman değil, insan sesi kadar sıcak, lirik ve duygusal bir “şarkıcı” olabileceğini kanıtlamıştır.

 

Duygusal Yol Haritası (Nasıl Dinlemeli?)

Şimdi, tam da sizin paylaştığınız linke (veya herhangi bir kaydın ikinci bölümüne) gidin. Yaklaşık 7-8 dakikanızı ayırın. Bu müziği dinlerken acele etmeyin.

  • Ne Hissedeceksiniz? Bölüm, adeta sizi hazırlayan yumuşak bir orkestra girişiyle açılır. Sonra, solo çello girer…
  • Sıcak ve Dokunaklı Bir İtiraftır: Çellonun sesi burada neşeli veya öfkeli değildir; sıcak, içten ve kırılgandır. Uzun, kesintisiz ve nefes alır gibi çaldığı melodi, kelimelere dökülemeyen derin bir sevginin itirafı gibidir.
  • Hüzün Değil, Melankolik Bir Huzur: Bu bir ağıt değildir. Bu, hüzünden çok, derin bir anlayışın ve iç huzurun getirdiği tatlı bir melankolidir. Sıcak bir şöminenin karşısında, geçmiş güzel günleri düşünürken hissettiğiniz o tatlı sızı gibidir.
  • Orkestra Bir Yastık Gibidir: Dikkat edin, orkestra (yaylılar) bu bölümde hiç öne çıkmaz. Sadece, solo çellonun söylediği bu güzel aşk şarkısının altına yumuşacık bir “kadife yastık” serer. Onu destekler, sarmalar ve parlamasına izin verir.
  • Yükseliş ve Çözülme: Bölümün ortasında kısa bir an için müzik yükselir, duygu yoğunlaşır, ancak asla “acı verici” bir seviyeye gelmez. Hemen ardından tekrar o sakin, kabullenmiş huzuruna geri döner.

 

Neden Dinlemelisiniz?

Çünkü bu Adagio, 200 yıl sonra bulunan bir hazinenin en değerli mücevheridir.

  • Mozart’ın “Flüt ve Arp Konçertosu”ndaki huzur göksel ve ulaşılmaz idiyse, Haydn’ın bu bölümündeki huzur insani, dokunulabilir ve sıcacıktır.
  • Size, çellonun insan sesine en yakın enstrüman olduğunu ve neden bu kadar “ruhlu” kabul edildiğini kanıtlayacaktır.
  • Günün kaosu içinde, 8 dakikalığına zamanı durduran, sizi yavaşlatan ve kalbinizin ritmini yeniden düzenleyen bir sığınaktır