Huzur Hamakta uzanmışız, hülya gibi, Zamanın ötesinde, derya gibi. Kaygılar sona erdi, sustu her ses; Ruhumuz huzurda, bir cennet gibi. Denizden gelen dalga uğultusu, Zihnimizdeki o eşsiz kokusu, Bahçemizdeki sarı mimozalar, Ruhumuzun o en tatlı uykusu. Öyle bir an ki bu, eşi yok sanki, Anlatmakla tümü canlanamaz ki. Yüzümüzde artan o ince ışık; Başarmanın huzuru […]
Kalemimden
Mimoza Kokusu
Deniz kenarına kurulmuş olan, balkonuna çıktığında sadece denizin görüldüğü, herhangi bir insanın olmadığı bir evdeyim. Yanımda sadece sevdiğim kadın var. Balkonda bir hamak var; öylece yatıyoruz. Herhangi bir şeyi düşünmeden, kaygılanmadan, rahatça, hiç konuşmadan… Hava biraz serin, ferahlatıcı, biraz da sıcak fakat denge çok güzel. Gözlerimiz kapalı; denizden gelen dalga sesleri, iyot kokusu… Bahçemize ektiğimiz
Bir Parça Şükür, Bir Parça İsyan Fırtınalı bir deniz, Sisli bir atmosfer… Hayat denilen şey işte: Bir parça şükür, bir parça isyan. Öylesine uzandım durgun denize; Etrafımda yüzen anılar, ağır geldi zihne. Düşündükçe su bulandı, anlamsızdı her dize; Fırtınaya dönüştü, iyice benzedi bize. İçindeyim bir kürenin, Fırtınalı bir denizin, Sisli bir atmosferin… Ruhuyum bu sert
Soğuk Metal – Sıcak Kan Darmadağın bir fabrika, zorlanan dişliler… Etraf ıssız, pas tutmuş her yer. Benzerlikler şaşırtıcı, tanıdık geldi bu yer; Düşününce anladım, zihnimin içiydi bu yer. İşe koyuldum, yağladım tüm dişlileri; Gürültüyle atıldı, ağırdı sözleri. Gittikçe hızlandı, değiştirdi sahneleri; En derinden getirdi umut denen hisleri. Tozlu pencereler çatladı, sızdı keskin bir ışık; Eski
Bir On Yılın Ardından: Ruhun Özüne Dönüşü
Sevdiğin kişiyi 10 yılın ardından ilk defa görüyorsun. Yüz yüze geldiğinde ne yaparsın? İlk önce uzun uzun bakarım… Yüzündeki her bir detaya; alnına, kaşlarına, gözlerine, dudaklarındaki ifadeye, belki de onca sene boyunca yaşadıklarından dolayı oluşan kırışıklıklarına. En nihayetinde en çok gözlerim özledi onu; doyasıya görsün, hissetsin, fark etsin. Ardından düşünürdüm elbette, 10 yıl boyunca nasıl
Bir Sabahın Manifestosu: Yontulmak
Beynimin üzerinde bir ağırlık var; beni sürekli zorluyor ve sıkıyor. Biliyorum, bu sorumlulukların etkisi ve hayallerimin bir sonucu. Hayat beni istediğim yaşama hazırlıyor; tıpkı bir heykel yaparmış gibi yontuluyorum. Etrafta çok fazla tehlike ve dikkat dağıtıcı unsur var; hepsi beni hayallerimden uzaklaştırmaya çalışıyor. Hayat zor, kendime yaptığım baskı beni terletiyor. Hedeflerim büyük ve bunlar gece






